sıçratmak

sıçratmak
v. splash, slosh on, slosh, slush, splatter, splutter, dash, dabble, jump, slop, spatter, squirt

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • sıçratmak — i, e Sıçrama işini yaptırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çamur atmak (veya sıçratmak) — (birine) birini kötü bir işe karışmış göstermek, kara çalmak, iftira etmek Herkesin birbirine çamur attığı, çelme taktığı bu dünyada... H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çirkefe (veya çamura) taş atmak (veya çirkefi üzerine sıçratmak) — edepsiz bir kimsenin tepkisine yol açacak bir davranışta bulunmak Çirkefe taş atma, hikmetini mırıldanarak kaçar gibi uzaklaştı. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esmayı üstüne sıçratmak — davranışlarıyla belayı üstüne çekmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sekritmek — sıçratmak, atlatmak II, 333 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • suçıtmak — sıçratmak II, 300 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • TENKİR — Sıçratmak. * Ok çevirmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEVSİB — Sıçratmak. * Yastık dikmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çamur — is. 1) Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık Ayakkabılarımızın altındaki kırmızı renkli, arasından kuru otlar fırlamış çamurun ağırlığını duyar gibi oluyorum. R. H. Karay 2) sf., mec. Sataşkan, çevresini tedirgin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çirkef — sf., mec., Far. çirk + āb 1) İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey) 2) is. Pis ve bulanık su Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esma — is., ç., esk., Ar. esmāˀ Adlar, isimler Birleşik Sözler esmayıhüsna esmayışerife Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller esmayı üstüne sıçratmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”